ALTILAR
Kovara
Bîrnebun ,Bîrnebun Dergisi.
M.Şirin Dağ
Konya ilinin Kulu kazası
sınırları içinde, Karacadağ’ın devamı küçük dağların eteklerindeki,
Kela Hesî Alê ( Tavşançalılı-Erdoğanlar)’nın doğusuna sırtını
yaslamış; şirin, tipik bir Orta Anadolu Kürt köyü. 1800’lü yıllarda
anayurtlarından kopan veya koparılan Omeran aşi- retinden insanlar,
bölgeye gelip kendi dillerinden adlandırdıkları; Girê Xermana
(Harman Te- pesi) ile Kela Hesî Alê çevresine, yönlerini doğuya;
güneşe çevirip yerleşmişler.
Yüzyıllar önce bölgede;
Reşvan Konfederasyonu’na bağlı Omeran Aşireti tarafından kurulan,
bugüne kadar kendi kimliklerini korumuş, tüm Kürt kültür değerlerini
yaşatmış, bu şirin köyümüz hakkında bilgi toplayıp, yazmaya
başladığımda acı gerçeğimizle bir kez daha yüzyü ze geldim.
Bilindiği gibi Orta Anadolu Kürtlerinin yazılı gelenekleri son
birkaç yıl ile sınırlı- dır ( Bîrnebûn’nun yayın hayatına
başlamasında önce yok denilebilir.). Altılar hakkında bilgi
toplamaya çalışırken, her kime gittiysem; “Keşke Mustafa Genç sağ
olsaydı, tarih gibi insandı, sorduğun bu soruların hepsine ve en
doğru o cevap verirdi.” denildi. Bunun üzerine cemaatin de ençok o
bulunmuştur diye; oğlu Abdullah’a gittim. Babasından dinlediklerini
anlatabilir mi? düşüncesiyle...Abdullah, buna çok sevindi,
duygulandı ve heyecanlandı. Ancak, kendisinin bana aktarabileceği
çok şeyin olmadığını söyledi. Bana, babasının cemaatinde bulunmuş,
köyün yaşlı insanlarının isimlerini verdi ve beni onlara
götürebileceğini, bu şekilde yardımcı olabileceğini söyledi.
Gittiğim insanların hepsi;
“Mistefa’yê Mestê, ver digot”(Mustafa Genç böyle diyordu) dediler.
Yani anlattıkları Mustafa Genç’ten dinleyip, bugüne taşıdıkları
bilgilerdi. Sağlığında, iyi tanıdığım ve birkaç kez değişik konular
hakkında görüştüğüm Mustafa Genç gibilerini keş ke kaybetmeden önce,
bu tip çalışmalar yapılsaydı da, tarihimiz ve geçmişimizle ilgili
bilgile ri onun gibi kaynakların ağzından yazabilseydik.
Altılarlılar, hangi
sebeplerle anayurtlarından ayrıldıklarını ve göçle ilgili herhangi
bir hi- kayeyi bilmiyorlar. Ancak büyüklerinin anlattıklarına göre;
Adıyaman, Urfa ve Muş yöresinden kalkan Omeran Aşireti, önce
Çukurova’ya yerleşir, bu bölgede baş gösteren kuraklık nedeni ile
Kırşehir’e gelirler. Bir müddet Kırşehir dolaylarında konar-göçer
yaşamlarını sürdüren Omeran Aşireti daha sonra Ankara’nın Tıraş Köyü
dolaylarında çadırlarda yaşamlarını sürdürürler ve en son bugün
yerleşik oldukları Konya’nın Kulu bölgesine gelen Omeran Aşireti
burada konaklayıp, iskan ederler (veya ettirilirler).(1)
Köyün kuruluşu hakkında
kesin bir tarih verilmemekle birlikte, konuştuğum herkes 150 yıldan
daha fazla olduğunu söyledi. Yine Kulu tanıtım rehberinde, belge
verilmeden Altılar Köyü’nün Adıyaman, Diyarbakır ve Muş yöresinden
gelen aşiretler tarafından 1845 yılında kurulduğu bilgisi
yeralmakta.(2) Ayrıca araştırmacılar; Lundberg ve Svanberg
tarafından Kulu’da Omeran Aşireti’ne bağlı köylerden Tavşançalı
Kasabası’nın kuruluş tarihi 1845, Tavlıören’in 1870, Çöpler’in 1900,
Acıkuyu’nun ise 1920 olarak verilmekte.(3)Yine köyün yaşlılarından
rahmetli Ahmet Hakbilen ( Xatip), bir öğrenci ödevine konu olan
köyün kuruluş tarihini 1963 yılında, bu öğrenciye 1836 olarak
vermiştir.(4)
Kulu’da, Omeran Aşireti
tarafından kurulan altı Kürt köyü mevcut (Altılar, Tavşançalı,
Beşkardeş, Tavlıören, Acıkuyu, Çöpler). Bu aşiretin Kulu’da kurduğu
ilk köy Altılar’dır. Diğer beş köy, Altılar’dan sonradan ayrılıp,
bugünkü bölgelerine iskan etmişler.(5) Bu durumda; Altılar’ın
kuruluşu, araştırmacılar Lundberg ve Svanberg’in Tavşançalı için
verdikleri ve Kulu rehberinin Altılar için verdiği 1845 tarihinden
daha önce olması gerekir. Bundan dolayı da; bu köyün kuruluş tarihi
olarak Ahmet Hakbilen tarafından verilen 1836 tarihi bana göre
doğruya daha yakın gözüküyor.
Bölgede Omeran Aşireti’nin
ilk yerleşim yeri; bugünkü Altılar ile Çöpler arasındaki Hêşke Mêrge
yaylasıdır.(6) İlk defa bölgede, bu yaylada çadır kurup yerleşen
Omeran aşireti, daha sonra bölgedeki ilk köyleri olan, Altılar’ı
kurup, toprağa yerleşirler. Aşiret daha sonra bö-lünerek, Kulu’nun
güneyinde; Tavşançalı, Beşkardeş ve Acıkuyu köylerini, kuzey ve
kuzeyba tısında da; Çöpler ve Tavlıören köylerini kurarlar. Köye;
göçte Omeran Aşireti’ne önderlik eden altı kardeşten dolayı Altılar
ismi verilmiştir. Bölgede oluşturulan diğer beş köy, bu altı kardeş
ve onların çocukları tarafından, sonradan kurulmuştur.(7)
Altılar; bölge Kürtlerinin Osmanlı döneminde iskânı,
denetlenmesi ve yönetimi açısından tarihsel öneme sahiptir.
Cumhuriyet dönemine kadar, bölgenin bağlı olduğu eyalet valisi
(Sivas-Kırşehir) tarafından Osmanlı beratı (Boybeyliği-Mala Kûrk*)
hep Altılar beyine (Hesen Beg-Özgür ve haleflerine)verilmiştir.
Böylece bölge Kürtlerinin resmi sorunları,bunla- rın eliyle
çözülmeye çalışılmıştır.
Bu berat bölgede Omeran
Aşireti’ne dönemin Sivas valisi ile iyi ilişkileri olan Kürt etnik
kökenli Kırşehir-Çiçekdağ’ından Mistefayê Bereketî’nin (Alîşîroğlu)
tavsiyesi üzerine verilir. Bu berata ( Boybeyliği) bölgedeki tüm
Kürt beyleri sahip olmak için çaba sarfederler. Bölgede Kürtler
arasında erki ele geçirme ve devlete daha yakın olmak, böylece
devlet olanakarından yararlanmak isterler. Kaç yılda bir bu berat el
değiştirir bilmiyorum. Bu beratın (boy -beyliğin) yenilenmesi için
Sivas’a bölge Kürt beylerinin davet edildiği bir dönemde;
Tavşançalı’dan Abbas Beg, Karacadağ’dan Hasan Efendi, Celep’ten Ali
Beg, Şêhbizin Aşireti’nden Hurşit Beg ve Bumsuz Beyi kendi
aralarında anlaşmaya varırlar. Sivas’a, boybeyi Hasan Beg’den
(Altılar) birkaç gün önce gidecekler, aralarından birisine Beratın
verilmesi için çalışacaklardır.
Ancak, bu yöre beylerinden biri bu durumu Hasan Beg’e
ihbar eder. Hasan Beg bölge beylerinden iki gün önce Sivas’ta valiye
misafir olur. Vali Hasan Beg’e kahve ikram ederken, bir arpa
tanesini kahveye attırır, onu denemek ister. Tuvalet için izin alıp
dışarı çıkan Hasan Beg dönüşte topallayarak içeri girer. Vali:
“Hayırdır, niye topallıyorsun?”der. Bunun üzerine Hasan Beg’in
cevabı: “Verdiğin arpa fazla geldi, arpalandım”olur. Hasan bey’in
cevabını, onun zekasına ve idarecilikte aranan kişiliğine yorumlayan
vali, daha sonra bölge beyleri ile yapılan toplantıda ilk sözü alır,
beylere; “Hasan Bey hakkında bugüne kadar bu bölgeden herhangi bir
şikayet almadım, biz Hasan Bey’den memnunuz, Beyler sizler de Hasan
Bey’den memnunsunuz değil mi?” deyince, bizimkilerin hepsi bir
ağızdan “evet” diyerek valiyi onay- larlar. Vali de: “Bu durumda
Berat Hasan Bey’de kalacaktır” der ve kimseye söz hakkı verme den
toplantıyı bitirir. Bizimkiler muratlarına ermeden, bölgeye dönmek
zorunda kalırlar. Bun- dan sonrada Cumhuriyet dönemine kadar
Boybeyliği(Berat-Mala Kûrk) Hasan Bey, dolayısıy la Altılar ve Hasan
Beg’in haleflerine kalır. Bölgede halâ bu aile, bundan dolayı Mala
Boy Begê ( Mala Kûrk) olarak adlandırılır.(8)
Hêşka Mêrgê’ye çadır kuran Ömeranlar, burada dedelerinin geçim
kaynağı olan; hayvancılıkla geçimlerini sağlamışlar. Keta Hewşo
(Ahmet Çavuş ağılı)’nda büyük sürüler beslemişler. Fêza Cêwrika
(Enik ağılı), Fêzên bin Kelê (Kale ardı)’de, koyun, keçi (kerîyên
seyîsa-teke sürüleri) gibi küçükbaş hayvanları yetiştiren aşiret,
bunları İstanbul’a sürüler halinde götürüp pazarlamışlar. Develerle
Tuz Gölü’nden tuz getirip bölgede pazarlayan aşiret mensupları
toprağa yerleştikten sonra, develerle arpa-buğday taşımacılığı
yapmışlar.(9)
Dönemin eğitim kurumlarından olan,
ilk medrese de bölgemizde yine bu köyümüzde kurulmuştur. Dönemin
eyalet valisi, Altılar Boybeyi olan Hasan Beg(Özgür)’den medrese
kurmasını ister. Hasan Beg’de, Hasan Efendi’den (Yorulmaz) daha önce
Altılar’ın yaylası olan, bugünkü Ağılbaşı köyünde bir medrese
kurmasını ister. Dönemin büyük alimlerinden olan; Hasan Efendi
(Yorulmaz), bu medresede kendisi eğitim verir ve çevredeki Kürt ve
Türk köylerine birçok din adamı yetiştirir. Bu medresede yetişen din
adamlarından ismini tespit edebildiklerim şunlardır:
Karacadağ : Halil Efendi
(Bilici- Xocê Mala Bêrê)
Altılar : H.Avni Demir, Molla Mehmet
Hakbilen (Mille Memed)
Beşkardeş : Molla Yusuf Yorulmaz
Ömeranlı : Hasan Bozkurt
Seyit Ahmetli: Molla Hasan Benli
Bu medrese mezunu, Hasan Efendi’nin oğlu ve talebesi
Hacı Hüseyin Efendi (Yorulmaz); İstanbul Sultan Ahmet Camii’nde vaiz
hocalığına kadar yükselir.(10)
Medresenin yerini görmeye gittiğimde, sadece yıkık
avlu duvarı ve içinde yüzeyden daha yüksek bir toprak yığını
mevcuttu.(Resim1)
Cumhuriyet döneminde, ilk karakol ve üç sınıflık
ilkokullar kurulduğu zaman, yine Altılar Köyü bu kurumların
kurulduğu ilk yerlerden biri olmuştur. “Babam 1919 doğum tarihlidir.
Köyde derslik olarak ayrılmış olan bir odada Naciye Hanım adında bir
bayan öğretmenin ken- dilerini okuttuğunu söyledi.”(11)
Altılar’da, Hasan Beg ve onun ailesinden gelenlerden
sonra, İbrahim Alp (İwê Mille Memed), Mihemedê Karê (Mehmet Arı),
Toxtorê Alî Qetê ( Hüseyin Tuncer), Hesenê Ehmed Çawiş (Hasan Özkoç)
köyde muhtarlık yapan; köyün büyükleridir.
Bunlardan Toxtorê Alî Qetê; tıbbi eğitim almadığı
halde, yörede bir çok hastayı tedavi etmiş, önemli bir şahsiyettir.
Daha çok küçük cerrahi müdahaleleri ile isim yapmıştır.(12)
Bu şirin Orta Anadolu Kürt köyü, Kulu ilçesinin
kuzeybatısına düşer. Doğuda Çöpler (Omeran Aşireti’nden Kürt köyü),
batıda Seyit Ahmetli ( Tatar köyü), güneyde Yaraşlı (Türk köyü) ve
Ağılbaşı (Tatar köyü), kuzeyde Tavlıören (Omeran Aşireti’nde Kürt
köyü) köyleri ile komşudur. Ankara’ya 90km, Konya’ya 166km uzaklıkta
olan Altılar’ın, Kulu ile arası 18 km’dir.Yüzölçümü 30.000 dekar
olan Altılar, idari olarak 1952 yılına kadar Haymana, daha sonra
Kulu’ya bağlanmıştır. Köyde bugüne kadar varlıklarını sürdürebilen
kabileler şunlardır:
- Boybegler : Özdemir, Özgür, Tek
- Mamid : Genç, Tokat, Özcan, Yaşar, Gezer,
Çelik, Kayatuz.
- Mala Mozê: Karakurt, Koyuncu, Yıldırım
- Hecî Bereketî : Güllü, Bozkurt, Kılıç, Beşkaya,
Beyazkaya, Kaplan, Çevik( Bu kabilenin Su-riye’de, Halep’te
Bozkurtlarla akrabalığı vardır.Karayolu ile hacca gidiş-gelişlerinde
uğramış-lar.)
- Qerikî : Solak, Bayrak, Savurgan, Emektar, Yağmur,
Güçlü, Yılmaz, Kaya (13)
İlköğretim Okulu, Tarım Kredi Kooperatifi gibi resmi
dairelerin de bulunduğu köyde bir camii, bir de kahvehane
bulunmaktadır.
Nüfusun 2000’in üzerinde olduğu Altılar’da 350 kadar
hane mevcuttur. Son yıllarda, Altılar da diğer Kürt köyleri gibi
metropollere (iç) ve Avrupa’ya(dış) göç vermiştir. Bugün metropol
şehirlerden; Ankara, 180 hane ile en çok göçü alan şehir olmuştur.
Konya’da 10-15, Kulu’da 20 kadar Altılarlı aile yaşamaktadır.
Avrupa’da ise en çok ;50-60 aile ile Almanya, daha son ra sıra ile,
Danimarka, Hollanda, İsviçre ve İsveç gibi ülkeler ekonomik
nedenlerle göç almış-lardır.
Bugün köyde kalan ailelerin geçim kaynağı, tarım ve
hayvancılıktır. Tarım gelişmiş ma-kineler ile susuz yapılmaktadır.
Ancak hayvancılık, son yıllarda Türkiye’deki ekonomik kriz-den
etkilenmiş ve eskiye nazaran daha küçük çapta yapılmaktadır.
Nakliyecilik (kamyonculuk) ile uğraşan birkaç aile mevcut.
Metropollerde yaşayan aileler, daha çok esnaf, kahve işletmeciliği,
lokanta ve bu gibi yerlerde garsonluk gibi işlerle uğraşmaktadırlar.
Mevlüt Ocak; tekstilde, Tuncerler petrolcülük (Tuta)
ve nakliyecilikte, alanlarında belirli yerlere gelmiş, Altılarlı
şahsiyetlerdir.
Avrupa’daki Altılarlı aileler, tüm Kürt köylerinde
olduğu gibi; yatırımlarını köyde yeni ve lüks evlere yapmaktalar.
Son yıllarda yine bölgenin her yerinde görülen, şehirden köye dönüş
Altılarlılarda da görülmektedir.
Kürt örf ve adetlerine ( Taziye, düğün, nişan,
sünnet, misavirperverlik vs.) bağlı olan Altılar’da, son yıllarda
diğer bölge köylerinin aksine, Avrupa’ya işçi olarak gitmek yerine
yüksek okulda okuma oranı daha yükselmekte.
Yaşlısıyla, genciyle Kürt ulusal sorununa yakın
duran Altılarlılar, 1990’lardan bu yana yapılan seçimlerde en çok
oyu Kürt kimlikli partilere kullanmaktadırlar.
Dipnotlar:
1.Mehmet Şener ve Mustafa Kayatuz’un sözlü
anlatımları
2.Kulu Tanıtım Rehberi-1996
3.Şark’tan Her Zaman Güneş Doğmaz- Orta Anadolu
Kürtleri, Rohat Alakom, sayfa:45
4.Cavit Tokat.
5.Mehmet Şener, A.Güllü, Mustafa Kayatuz
6.Mehmet Şener
7.A.Güllü, Mustafa Kayatuz, Mehmet Şener
* Osmanlı Beratı verilen kişiye vali tarafından,
Berat’ın nişanı olarak birde Kürk hediye edilirdi. Kürkün bulunduğu
ev anlamında Mala Kûrk deniliyordu.
8.Rahmetli Mustafa Genç’in yazara bizzat sözlü
anlatımı.
9.A.Güllü
10.M.Şener, A.Güllü
11.Abdullah Genç
12.Cavit Tokat, Abdullah Genç
13.Abdullah Genç, Cavit Tokat’ın sözlü anlatımları.
Bu yazının hazırlanması çalışmalarında yardımlarını
esirgemeyen Sayın Ramazan Akbaş’a ve bana tüm bu bilgileri veren,
yukarıda adı geçen Altılarlı değerli şahsiyetlere teşekkür ederim.
............................................................................................
Daha önce Bizans hakimiyetinde olan Haymana
1127 yılından itibaren Selçuklu Türk hakimiyetine girdi.
Selçuklular' ın Haymana' da kaldıklarını belgeleyen sadece iki
tarihi yapı vardır. Bugün Haymana' nın Kutluhan köyünün yakınında
bulunan Kutluhan Camii ve miladi 1188 yılında yapılmış olan Yenice
köprüsüdür.
Ankara, Selçuklular' dan sonra sırasıyla Moğollar' ın amansız
baskıları altında kalmıştır. Kösedağ yenilgisi sonucunda bir
müddet İlhanlılar' ın elne geçti. ( 1304 ) İlhanlılar' ın Ankara'
yı ele geçirmelerinden sonra bozulan Anadolu Selçukluları' nın
ekonomik ve siyasi yapısı, bazı beyliklerin bağımsızlıklarını ilan
etmesine yol açmıştır. Bu beyliklerden olan Osmanlılar ilk
kez Ankara civarında yerleşmişler ve ilk yurtları da Haymana' nın
Karacadağ ( Altılar ) köyü civarı olmuştur.
Timur 1402 Ankara savaşını kazandıktan sonra Haymana
ovasında ilerlemeye başladı ve böylece Haymana Timur
İmparatorluğunun eline geçti. Haymana, Timur döneminden sonra
Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına katıldı. ( 1521
)16. Yüzyılın sonlarından Ankara Anadolu Eyaleti içinde kendi
adıyla anılan bir sancağın ve aynı zamanda bir kadılık bölgesinin
merkezi idi. Sancak Ankara, Ayaş, Yabanabad, Çubuk, Şorba, bacı,
Yörük, Murtazabad, Çukancak kazaların ayrılmıştır.
Yörük kazası, büyük ve küçük Haymanalar ile Uluyörük,
Aydınbeyli, Karakeçili diye adlandırılan ve sancağın güneyini
kaplayan yörük bölgesini içine alıyordu. haymana 19 y.y. ilk
yarısında 264 köye sahip olan bir kaza merkeziydi. Bugünkü Haymana
ilçe merkezi başlangıçta Sivri köyündeydi. 1862' büyük bir yangın
sonucu hükümet konağı yanınca sivriden kaza merkezi halen Haymana'
ya 7 Km. uzaklıktaki Sarı Değirmen ( Elif ) köyüne yeni bie kza
merkezi bulununcaya kadar geçici olarak nakl edilmiştir. Orada da
6 yıl kaldıktan sonra 1874' te tekrar kazan' ın sşimdiki yeşil
yurt ( kadıköy ) koyune nakli icap etmiş ve 1880 yılında ise
kasaba merkezi şimdiki yerine kurulmuştur. Kasaba yeri boş bir
arazi olup o zamanlarda yalnız kaplıcaları ile tanınmakta idi.
ALINTI
www.haymana.com
Altilar Köyü
Köyün nüfusu
1041 kişidir.Köyün kuruluş tarihi kesin belli olmamakla bereber
1845 yılında Adıyaman,Diyarbakır ve Muş tan gelen aşiretler
hayvancılık yapmak için yerleşip köyü oluşturmuşlardır.Köy halkı
örf ve adetlerine bağlı olup sosyal yaşantıları çok
gelişmiştir.Köyde İlkokul ,elektirik, su, telefon ve cami vardır
Beşkardeş Tanıtımı
Doğudan gelen bir gurubun Haymana yakınlarında bir tepede
konakladıkları,buradan
Altılar köyüne gelip orada da biraz
kaldıktan sonra Tavşançalı Kasabasına geldikleri oradada
barınmayıp şimdiki köye 5 kardeş olarak gelen 5 kardeşler,
Beşkardeş köyünün kurulmasına sebep oldular.Köyün kuruluşu yakın
olması nedeniyle eski eserlere rastlanmamiştır.Köy 329 hanedir.
Alinti:Kulu Tanıtım
Rehberi 1996.
|
ALTILAR
KÖYÜ
Kuruluş tarihi kesin belli olmamakla beraber 1845 yılında
Adıyaman, Diyarbakır ve Muş'tan gelen aşiretler tarfından
kurulmuştur. Geçimlerini Hayvancılık ve tarımla sağlamışlardır.
Köy, yurt dışına çok göç vermiştir. Köyde ilköğretim okulu
vardır. Çevre köylerden öğrenci taşınmaktadır. İçme suyu
yetersizdir. 2003 yılında ilave içme suyu depo yapımı için
girişimler yapılmıştır. Tarım Kredi Kooperatifi ve Sağlık evi
vardır
Kulu Kaymakamlığı |
Benim maksadım bir Kürt aşireti olan Hacı Bedir Ağaları
okurumuzun tanımasıdır. Hacı Bedir Ağa ünlü RİŞVAN aşiretindendir.
Rişvan aşireti Adıyaman, Malatya, Diyarbakır, Urfa, Antep, Haymana,
Konya, Cihanbeyli, Kulu, Antakya, Mersin, Adana ve Maraş, Elazığ,
Kırşehir bölgelerine dağılmış bir aşirettir. Hacı Bedir Ağa bu
aşiretin reisidir. Hacı Bedir Fırat (1872-1928) yılları arasında
yaşamıştır. Kahta doğumludur, büyük toprak sahibi ve askeri güce
sahiptir. Bu aşiret 21 kola ayrılmıştır. Rişvan aşireti bu gücü
ile Halife´nin ve Padişah´ın yanında olmasına rağmen Kurtuluş
Savaşında Atatürk´ün en yakın destekçisi olmuştur.Alıntı
Kurdistan post