ode-gund

Oda Malê Mıçkê Veqqês

 Değerli okuyucular sizlere Altılar Köyünde işlevini hala devam eden ,eski bir Kürt geleneğini anlatmaya çalışacağım. Altılar Köyünde hala hizmet vermeye devam eden Odê Malê Mıçkê Veqqes den gecikmişte olsa bildiğim ve duyduğum kadarıyla anlatmaya çalışacağım.

Oda sahiplerinin haklı sitemlerinide anlatmadan geçemiyeceğim, mütavazi vede alçak gönülü bir dile Altılar Köyünü tanıtmaya çalişan bizlerin 1920 den beri insani bir hizmet veren odadan bahs edilmemesine bir anlam veremediklerini dile getirdiler.

Altılar Köyünü tanıtmaya çalışan ben ve diğer arkadaşlar adına , bu mütavazi eleştiriyi kabul ediyor. Odanın tanıtılmamasını bir eksiklik olduğunu kendi adıma belirtmek isterim.

Oda geleneği eskiden beri Kürtlerde varolan bir sosyal hizmettir, ama bu sosyal hizmeti ne hikmetse o

dönemin ne yöneticileri, nede Mir, Bey ve zengin Agaları yapardı.

 

Bakıldığında, Oda sahipleri misafiri seven ve misafiri ağirlamaktan mutlu olan dini ve diyanetine bağli insanlar yapıyormuş.

 

Altilarda daha önceleri ‘’Oda Malê Awê Dez꒒ (Yorulmazlar) vardı, o oda benzeri hizmet veriyordu.Odê Malê Awê Daze 1959- 60 arası kapatıldığını büyüklerimiz anlatıyor.Ji Malê Awê Daze Haci Yusuf efendi alim bir insanmiş, 28 kez haca gitmiş. İstanbul Sultan Ahmet Cammisinde vaaz vermiş bir kişiymiş. 

 Oda sahipleri, kendilerinde olanı gelen misafirlerle paylaşmak veya en azından onların azami ihtiyaçlarını karşılamak. Oda sahiplerinin profiline bakıldığında çalışkan , insani seven, dini bütün kişiler bu gibi sosyal bir hizmette bulunmuşlar.

Bundan dolayıdır Mir, Bey ve Zenginlerin vermeyi değil, almaya alıştıkları için bu gibi sosyal ve insani hizmetleri açamıyorlardı.

 Odalar Kürtlerde bir gelenektir, insanların buluştuğu, tartıştığı, çeşitli sorunları dile getirdiği bir kültür evidir.Yaşlı insanların yaşadıkları ve gördüklerini anlatmak, gençlerinde bunları dinliyerek bir şeyler öğrenmek. Gençlerin gelenek, görenek, edep, uslup, kalkma ve oturmayı görerek öğrenme yeridir.

 Odalar bir kültür evidir, çünkü odalarda masal, hikaye, destan ve kahramanlıklar anlatılırdı. Ayrıca Dengbejlerin ( Sanatçı) odalara gelip türküler söyleyip  bu günkü sanatçıların sahneye çıkması gibi bir olaydı. Dengbejler Ülkenin diğer bölgelerinde yaşanmış aşk türküleri, kahramanlık destanları, Ceng ( Savaş) ve onlar üzerine söylenmiş ağıt ve türküleri odalarda söylerlerdi.

Tüm bu saydığım aktiviteler, akıcı ve zengin Kürtçe diliyle yapılırdı. Böylece kelime hazinesi ve dil tekniği öğretillir ve öğrenillirdi.

Odalar bir nevi haber alma ve haberi yayma yeri olarakta kullanılırdı.

Odaların yaşlı, saygın ve sayılı üyeleri yaşanan olayları çözmeye çalışırdı, örneğin kız kaçırma, hırsızlık, aşiret ve kabileler arasındaki kavgaları çözmeye çalışırlardı.

 Odanın bu günkü sahibi İhsan Kaymak amcayla oda üzerine yaptiğim sohbeti sizlerle paylaşmak istedim.

 Gundemealtilar: Oda ne zaman açıldı?

 İhsan Amca:

Babam rahmetli Mıçke( Mustafa) Veqqes, babasında yetim kalmış. Karahamzalıda çiftçilik ve çobanlık yapmış tek arzusu bir oda açmakmış,1920 tarihinde evlenmiş ve aynı dönemde odayıda açmış. O günden bu yana oda her zaman açık kaldı.

 Gundemealtilar : Baban , Mir, Bey, Aga ve  Zenginmiydiki böyle bir hizmeti yapmak istedi?

 İhsan Amca: Hayır babam hiç biri değildi, ama babam çok çalışkan, alçak gönülü ve dini bir bütün insandı. Vermeyi ve paylaşmayı seven biriydi, budan dolayı böyle bir hizmeti veriyordu.

 Gundemealtilar: Odaya kimler geliyor?

 İhsan Amca: Eskiden Odaya herkes geliyordu, eskiden E 5 karayolu bizim köyden geçiyormuş, yol üstü olduğu için çok gelen giden varmış

 bürokratı, memuru, zengini, fakiri, dilenci, dengbej, aşıklar ve yolda kalanlar yatacak yer bulamıyanlar geliyordu.Bu gün fakirler, dilenciler ve yolda kalanlar geliyorlar.

 İhsan amca : Kimler geliyor dedin, bununla ilgili bir anıyı anlatayım. Eskiden köyümüz Haymanaya bağlıydı, Mandıra (Ağılbaşı) Konya İl sınırıydı. Oraya bir Bürokratmı veya bir Albaymı hanımıyla gece yolda kalmış, alıp buraya getirmişler. Eskiden odun kömür yoktu, ağıl ve hayvan barınağının kapısını odanın içine açarlardı, oda sıcak olsun. Adamlar gece yarısı gelmiş, elektirik yok karanlık pek bir şey görünmüyor. Yatakları yapmışlar adamlar yatmış, adamın hanımı sabah kalkmış. Ne görsün , odanın bir kapısı ağıla açılıyor. Kadın kocasına seslenmiş bey, bey kalk,kalk hayvanların içinde yatmışız. Adam, hanıma dönmüş yataklar temiz, 2 döşek sermişler , sıcaktıda ne var yani hayvanların içinde yatmışsak.

 Gundemealtilar: Kürtlerde odalara Dengbej ve Turku geceleri düzenlenirdi, oda da böyle etkinlikler oluyormuydu?

 Ihsan Amca: Odaya zaman zaman gelen misafirler türkü söylerlerdi, konu komşu ve mahalle , özellikle Malatyadan gelenleri can kulağıyla dinlerlerdi. Bir seferinde Aşiklar gelmiş, oda da bir gece düzenlemişler. Aşiklara bu dinletileri karşısında köyden yardım toplamışlar. Toplanan yardımı az bullan Aşiklar , Altiların üzerine bir deyiş söylemişler ’’ Altiları altın zanettik bakır çıktı’’.

 Gundemealtilar: Oda hiç kapalı kaldımı?

 İhsan Amca: Hayır oda hiç kapalı kalmadı, hem babamın hemde benim zamanımda zor ekonomik şartlarda  da odayı kapatmadık.

Rahmetlik Annem , bir gün babama sitem etmiş. El alem öbür Dünyada cezasını çekiyor, ben bu Dünyada cezamı çekiyorum. Eve bak, bahçeye bak, kayına bak, kayının çocuk ve gelinlerine bak birde odaya bak. Babam demiş, sana kalacak tek hizmet odaya bakmandır. Biri sana Allah razı olsun dese, sana kalacak olan odur.Babam 1956 da vefat etti, ondan sonrada ben devam ettirdim.

 Bir anıyı daha anlatayım, Yeniceobadan Hasan Çavuş, gaz ocağı ve dikiş makina tamirciydi babamda misafir. Gece yatarken misafirler gelmiş, babam kalk, kalk Hasan Çavuş Allah bize gönderdi. Hasan Çavuş demiş, beni sıcak yatağından kaldırıyorsun sonrada diyorsun Allah gönderdi.Adamları içeri almışlar, babam sormuş açmısınız susuzmusunuz? Adamlar vallahi açız demişler, o gece vakti yavan yaşık ne varsa getirmiş. Adamlar yemiş, yatmaya giderken adamlar demiş Allah sizden razı olsun. Babam Hasan Çavuşa demiş tamam bu bize yeter demiş. Haydi şimdi yat demiş.

 Bende 1959- 60 arası ekonomi olarak zor durumlar yaşadım, hiç bir şeyimiz kalmadı. Sadece bir ineğimiz vardı, genede odayı kapatmadım.Akrabalarımız ,Anneme Halime durumunuz iyi değil odayı bir kaç sene kapatın. Annem dedi( Wellehî ezo cêre bikim, dîsa odê nagrênî) wallahi dilencilik yaparım gene kapatmayız. O inek bizede , misafirede yetiyordu bu günüde şükür ediyorum.

Gundemealtilar: Gelen misafir dişinda kimse odaya geliyormuydu?

 İhsan Amca: Eskiden oda akşamları köy cemaati doldururdu.Hatırlıyorum, akşam odaya gelenler 2 yaşlıya Mistefa Ale, Raşê Mêlla Bekire babam kahve yapardı . Digerleri itiraz etmezdi, demezlerdi neden sadece onlara  kahveyi yaptiniz.Geri kalanlara bahçeden bir kalbur meyve ve üzüm doldurur getirirdi tatlı olarak yedirirdi.

Bu sohbeti yaparken yanımıza gelen Genco (Bozkurt) Çetinkaya. Mustafa Vakkasın çalışkan ve cömert bir insan olduğunu 15 dönümlük bahçeyi ekip biçtiğini, bahçeden hem kendi rıskını hemde kardeşinin vede gelen misafirlerin rıskını çıkarırdı.Evden bahçeye gelirken yanında ekmek getirir, bal çıkarırdı biz çocuklara verirdi.

 İhsan Amca bir anıyı daha anlatıyor:Babam 8-10 kişiyle beraber yemeğe oturuyorlar, o sırada bir misafir geliyor. Adamın elleri dirseklerine kadar yara bere içinde, diğer misafirler bir birinin gözüne bakarak bu adamlamı yemek yiyeceğiz? Babam haber gönderiyor 2 kişilik ayrı yemek hazırlayın diyor, babam o yara bere içinde olan adamla beraber yemek yiyor.  

 Haymanada memurluk yapmis olan Adem Gürderenin kitabindan bir alinti.

 

 

İhsan Amca: Biz bu güne kadar devam ettirdik, ömrümüzün sonuna kadarda devam edeceğiz.

Bizden sonrada Metin ( kardeşinin oğlu) köye gelip devam edecek. Sohbette Metinde yanımızdaydı, Metin 6 yıl sonra emekli olacağım, gelip köyde yaşayıyacağım. İnşallah devam ettiririm.

 Gundemealtilar: Oda şimdiye kadar devam etti, bunu başardınız sosyal, kültürel, insani bir hizmet verdiniz. Sizlere nasıl ve ne diyeceğimi gerçekten bilmiyorum, kelimeler yetmez. Orta Doğuda milladını doldurmuş, artık bu gibi hizmetleri görmek nerdeyse mümkün degil. Belki Kürtlerde sadece Altilar Köyünde hala hizmet vermeye devam eden odanız, siz ve hane halkına Altilar adına sizlere teşekür ederiz. İnsanları konuk ettiniz, yedirdiniz, içirdiniz. Çünkü çok kişi duymuş ve yaşamıştır, birisi bize sorduğunda nerelisiniz?Altilar deyince, evet Mustafa Vakkasın odasında bir gece kaldım diyorlar.Bu anlamda Altiları temsil etmede öncü bir rol oynadınız.Dinen insanları misafir etmek, ekmek ve su vermek. Elli açık olmak ve kendisinin olan malı, misafirle paylaşmak. Bunun mükafatını bu dünyada alıyorsunuz, inşallah ömür dünyada da alırsınız.