|
Orta Anadolu''da da Kürtlerin yaşadığını duyardım da; onlarla ilk
yakınlığım 1970''lerde Ankara''da Mülkiye öğrenciliği yıllarımda
başladı diyebilirim.
Emek mahallesindeki Diyarbakır yurdunun hemen yanı başındaki bir
öğrenci evinde birkaç arkadaş birlikte kalıyorduk. Aynı zamanda
yurdun bağlı olduğu Diyarbakır Deneği''nin de yöneticilerindendim
Her sabah Emek''ten Cebeci''ye okula gider gelirken; o hatta
çalışan Ankara''nın ünlü 7-8 kişilik taksi dolmuşlarını tercih
ederdik. İşte ilk kez o tarihlerden birinde (1974) Kırşehirli Kürt
Mehmet''i tanımıştım. O gün Diyarbakırlı olduğumu öğrenince
kendisinin de Kürt olduğunu söylemişti ve başlamıştık Kürtçe
konuşmaya. Sonra dost olmuştuk. Daha sonraki karşılaşmalarımızda
ise, her defasında zorla para vermek durumunda kalmış ve yol boyu
Kürtçe-Türkçe sohbetlerimizi sürdürmüştük
Bugünlerde epeydir kitaplığımda durup durup bana bakan ve ne zaman
okuma sıram gelecek diye bekleyen Rohat Alakom''un ''Orta Anadolu
Kürtleri'' kitabı elimde. Rohat''ın kitabı daha önce İsveç
Stockholm''de APEC** yayınevi tarafından basılmış. Türkiye''de de
Evrensel Basım Yayım yeniden elden geçirilmiş ve genişletilmiş
halini basmış. Kanımca, bu güzel kitabı okurla buluşturmakla iyi
de etmiş yayınevi.
Kürtler deyince bu ülkede hep coğrafi olarak Anadolu''nun Doğu ve
Güneydoğusunda yaşayanlar bilinir. O denli öyle bilinir ki, ''Bölge''
dediğimizde Kürt cephesinden hep Doğu Güneydoğu coğrafyası
algılanır. Ama Orta Anadolu''da da Kürtlerin yaşadığı çok da
bilinmez. Bilinenler de dar bir camiayla sınırlı kalır nedense!
İşte sevgili Rohat Alakom bu zor işi başarmış. Hem araştırmacı
kimliğiyle iki defa bölgeye gidip mekânları dolaşarak, hem de sıkı
bir kaynak taraması yaparak ''Orta Anadolu Kürtleri'' çalışmasını
hazırlamış. 275 dip nottan oluşan Orta Anadolu Kürtleri üzerine
yazılmış kaynakça ve 200 civarındaki eser isminden oluşan Orta
Anadolu Kürtleri Bibliyografyası da bu alanla ilgilenenler için
ayrı bir özgünlük taşıyor. Ayrıca kitabın sonuna eklenen aile
albümlerinden alınan fotoğraflar da ayrı bir görsel zenginlik
sağlamış kitaba. Orta Anadolu''ya Kürtler ilk kez Yavuz Sultan
Selim döneminde yerleştirilir(sayfa 20) . Ve Ankara keçisinin asıl
yetiştiricilerinin o dönemde yerleşen Kürtler olduğu da ifade
edilir(sayfa 20). 1463 tarihli Ankara Tahrir Defterlerinde Kürt
Köylerine rastlandığı yine yazarın aktardıklarıdır.(sayfa 34) .
1861-72 yılları arasında Orta Anadolu''da
araştırma yapan George Perrot, Haymana Kürtlerini yazar. Harputlu
bir tercüman aracılığıyla ora Kürtleriyle anlaşan Perrot ''Yöre
Kürtlerinin Kürtçe dışında başka dil bilmediğini'' ifade eder.
Perrot onlara ''Orta Anadolu''ya ne zaman göç ettiklerini '' sorar.
Yaşlı Kürtler ''Birkaç kuşak önce geldiklerini'' söylerler. Perrot;
''arka arkaya buralara (Orta Anadolu''ya) gelen kuşakların,
sonbaharda dökülen ve savrularak ortadan kaybolan yapraklar gibi
arkalarında iz bırakmadıklarını'' da ekler. (sayfa 22)
George Perrot''un bu anlatımına genişçe yer
veren Rohat Alakom''un kitabının ilgili sayfaları beni yakın
zamanda bir yerel ve sözlü tarih çalışması için görüşme yaptığım
yaşlı bir Diyarbakırlının Konya''da sürgündeyken ki anlatımlarına
götürdü. Sürgünde doğan ve Konya''da daha ilkokul çağındayken bir
gün Konya''nın dış mahallelerinden birinde, evlerinde konuştukları
kendi dilleri (Kürtçe) gibi konuşanları gören çocuğun şaşkınlıkla
babasıyla paylaşmasıyla ilintili. ''Baba'' der çocuk hem de Kürtçe
sürgün yerinde, Konya''da. ''Hani biz Kürtçe konuşuyoruz ya! İşte
burada(Konya''da) o Kürtçe konuşanları gördüm, burada da var.'' ''Evet''
der babası. ''Onlar Orta Anadolu Kürtleridir''.
Bilmediğim çok şeyi öğrendim. Bir dolu renkli ve bir çoğunuza
tanıdık gelecek simalar da var Rohat''ın kitabında. Gazeteci Abbas
Güçlü, İstanbul eski belediye başkanı Bedrettin Dalan, gazeteci
Selahattin Duman, satranç ustası ve eski milletvekili Emrehan
Halıcı gibi daha bir dolu önemli şahsiyetin de Orta Anadolu
Kürtlerinden oldukları kitabın sayfaları arasında akıp gidiyor. Ki
bir kısmının hikayeleri de var.
Mehmet Kemal ''Acılı Kuşak'' kitabında Ankaralı Kürt Alişan Beyin
konağından bozma İstiklâl ilkokulunu anlatır, Rohat da kitapta
aktarır. Sonra ileriki yıllarda ''Kürdün Meyhanesi''nde sıkça bir
arada olduğu ve ''Kürdümsü bir yüzü olduğu''nu ifade ettiği Cahit
Sıtkı Tarancı''yı da anlatmayı unutmaz. (sayfa 56)
Kastamonulu Bülent Ecevit''in Kürtlüğünü aktarmak da Süleyman
Demirel aracılığıyla olur. Demirel Cüneyt Arcayürek''e anlatır. ''Bülent
Ecevit''in kökeni Tuncelili. Büyükbabası sürgün gelmiş
Kastamonu''ya. Dersimli Mustafa''. Dersimli Kürdizade Mustafa
Şükrü Efendi 1924 yılında ölür ve ''Kürdizade Şükrü Efendi'' diye
de mezar taşına yazılır. (sayfa 61)
Rohat Alakom''un Orta Anadolu Kürtleri kitabını okurken yıllar
önce Cem Boyner''in Yeni Demokrasi Hareketi Partisinden Ankara
Milletvekili adayı olan Cihanbeyli Kürtlerinden bir akademisyen
dostumun sözlerini anımsadım. Gecenin epeyce geç bir saatinde beni
aramış ve benim de aynı partiden Diyarbakır milletvekili adayı
olmamı istemişti. Uygun bir dille olamayacağımı anlatmıştım. Sonra
kendisine bu harekete ve siyasete bu şekilde heyecanla ilgisinin
kaynağını sormuştum.
''Kürtlerin Kâbe''si Diyarbakır''dır Şeyhmus'' demiş ve eklemişti:
''Müslümanlar nasıl yüzlerini Kâbe''ye dönüp ibadet ederlerse,
dünyanın her hangi bir yerinde yaşayan Kürt de yüzünü
Diyarbakır''a dönüp siyaset yapar. İşte bu nedenle Diyarbakır 300
araçlık konvoyla Cem Boyner''i hava alanından karşılamaya gidip
sonra da koca salonlara sığdıramayınca, YDH''ye de kıymet verince
bizler de Orta Anadolu Kürtleri olarak bu harekete sahip çıktık.''
Sözü yine kitaptan bir alıntıyla bitirmek istiyorum. George Perrot
Kürtlerin geleceği konusunda şu saptamalarda bulunuyor. ''Eğer
onlar yüzyılımızda bir kez uyanırlarsa acaba gözlerini çabucak
kapatacaklar mı? Acaba insan böyle cömert ve iyi ırktan olan bir
ulus için, mutlu bir gelecek dileğinde bulunamaz mı? Kürt Halkı
şimdiye kadar istemini söylemiş değil. Doğal gücü olduğu gibi
kalmış, hiçbir şey bu gücü bulandıramamış. Tüm yaşamı köylerde,
yoksulluk içinde ve kahramanca geçmiş. Acaba bu ulus için mutlu
bir gelecek umut etmeye hakkımız yok mu? ''
Perrot elbette bunları 140 yıl önce 1860''larda söylüyor. O
günlerden bu yana geriye dönüp baktığımızda hâlâ sürgünler, hâlâ
göçler, hâlâ acı ve hâlâ gözyaşı ve kan Kürtler adına, Kürtlerin
defterine yazılandır.
Rohat Alakom''un bir araştırmacı yazar titizliğiyle hazırladığı
Orta Anadolu''da Kürtler kitabı, bir coğrafyanın sürgün ve uzun
yerleşik sakinlerini anlatmada çok başarılı ve konuyla
ilgilenenler için ise ciddi bir başvuru kitabı niteliğinde.
* Şeyhmus Diken’in bu yazısı aynı
şekilde Radikal Gazetesi’nın 24 Dec 2004 tarihli kitap
ekinde yayınlanmıştır.
|